Kas-iskelet sistemi ağrılarının en önemli nedeni kas spazmıdır. Kas spazmı birçok ağrı sendromu olarak kendini gösterir. Bunlar; baş ağrısı, boyun ağrısı, omuz ağrısı, sırt ağrısı, bel ağrısı, tendinitler (tendon yıpranması), entesopatiler (tendonun kemiklere yapışma yerinde yıpranma, yozlaşma), ligamentitler (kemikleri ve eklemleri bir arada tutan bağlardaki yıpranma) vs. Kaslardaki ağrılı spazmlar (kasılmalar) kaslara ve tendonlara (kiriş, kasın kemiğe yapışan uzantısı) baskı yaparak, eklem aralığını daraltarak eklemlere binen yükü artırır. Disklere (omurlar arasında bulunun ve omurganın esnekliğini sağlayan yastıkçıklar) baskı yaparak fıtıklaşmalara, omurga osteoartritine (kireçlenme), ağrılı omurga sendromlarına yol açar. Spazm damarsal yapıları da sıkıştırarak ekstremitelerde (kollar, bacaklar) soğukluk, üşüme, ağrı, ödem gibi belirtilere yol açar. Ayrıca sinirlere olan baskılar sonucu siyatalji (bacak ağrısı), brakialji (kol ağrısı) gibi radikülopatiler (yayılıcı sinir ağrıları) oluşturur.
İntramusküler stimülasyon (İMS) ağrılı kas spazmlarının tedavisinde kullanılan önemli bir tedavi metodudur. Kuru iğne metodu olarak ta adlandırılır. İMS çeşitli uzunluklardaki çok ince iğnelerin spazm olan kaslara batırılarak spazmın çözülmesi esasına dayanır. İMS; tek başına birçok ağrılı hastalığı tedavi etmede yeterlidir. İMS; ilaç tedavisi, fizik tedavi, kaplıca tedavileri, kinezyoterapi (hastalıkların egzersizle tedavisi) gibi tedavi metotları ile kombine edilebilir.
İMS; ABD li Dr Gunn tarafından geliştirilmiş bir ağrı tedavi metodudur.
İMS de kasılmış ve kısalmış kasa bir iğne batırılarak bu spazm çözülmeye çalışılır. Bir kasta çoğu zaman çok sayıda ağrılı kasılmış ve kısalmış kas demetleri olduğundan çoğu kez, çok sayıda iğneleme yapmak gerekebilir.
Tekrarlayan veya kronikleşmiş ağrıda spazmla birlikte fibroz doku gelişimi de varsa iğne sayısının ve iğneleme sıklığının arttırılması gerekir. Ancak fibrotik kaslarda olumlu sonuç her zaman mümkün olmayabilir.
İMS bir akupunktur yöntemi midir?
İMS ile akupunkturun benzerliği, ikisinde de iğne kullanılmasıdır. Akupunkturda iğne belli noktalara yapılır ve 20 dk kadar beklenir. İMS de ise iğne spazm olan ve olması muhtemel kaslara yapılır ve hemen çıkarılır. Etkisini hemen gösterir. İMS de iğne nöroanatomik yapıya göre çeşitli doku derinliklerine yapılır. Kronik kas iskelet sistemi bozuklukları ve bu bozukluklara bağlı ağrıların tedavisinde İMS oldukça etkili bir yöntemdir.
İMS hangi hastalıklarda kullanılır?
İMS nin kullanım alanı oldukça geniştir. İMS aşağıdaki tabloda gösterilen hastalıkların tedavisinde tek başına ya da diğer tedavilerle kombine edilerek başarı ile kullanılmaktadır.
Baş ağrıları
Boyun ve sırt ağrıları
Donuk omuz (omuzun hareket kısıtlılığı) ve diğer omuz ağrıları
Bel ağrısı
Tenisçi dirseği ve golfçü dirseği (dirseğin dış ve iç tarafındaki entesopatiler)
Ağrılı kas spazmları
Repetitif strain injurileri (Bilgisayar kullanımına bağlı ağrılar)
Duruş bozukluğuna bağlı ağrılar
Fibromiyaljide kısmen etkilidir
Miyofasial ağrı sendromları
Adduktor tendinit (Kasık çekmesi)
Tendinitler (el, dirsek, omuz, topuk, kasık)
Diz ağrısı (Kondromalazi patella)
Kalça ağrıları (Adduktor spazmı, kapsülit)
Topuk ağrıları
Siyataljiler
Spor yaralanmaları ve rehabilitasyonu
Çene eklemi ağrısı
Whiplash yaralanmaları (Travma sonrası omurga ağrıları)
Disk hastalıkları (bel, boyun, sırt)
Uygulama hangi aralıklarla yapılmalıdır?
Genellikle haftada 1 veya 2 defa, 6–10 seans arasında yapılır. İMS ağrılı bir yöntem olmasına rağmen sonuçlar oldukça iyidir. Hastalığın süresi ne kadar uzunsa seans sayısı o kadar artar. Egzersiz, fizik tedavi, postürel (duruş) düzenlemeler tedavinin etkinliğini artırır.
]]>Miyofasial ağrılarının tanısı için herhangi bir test, röntgen, laboratuar bulgusu yoktur. Teşhis genellikle hastanın ifadesine ve hekimin muayenesine göre konulur. Bel ve boyun ağrıları gibi ağrı sendromları ile hekime başvuran bir çok hastada tomografi, MRI gibi ileri görüntüleme yöntemlerinde görülen patolojik değişiklikler ağrının gerçek sebebi olmayabilir.
Miyofasial ağrılarda tedavi oldukça zordur. Sebebi ortaya çıkarmak her zaman kolay değildir. İlaçlar genellikle çok az işe yarar. Kaplıca ve fizik tedavi vs. kısmen fayda sağlar. Egzersizler çok önemli olmakla birlikte, hastaların bu egzersizleri düzenli yaptığını söylemek çoğu zaman mümkün değildir.
Miyofasial ağrı sendromlu hastalarda, spazm olur. Spazm olan kaslar kısalır ve kalınlaşır, aynı zamanda kas içindeki mikrosirkülasyon (dolaşım) bozularak kas iskemisi (oksijensizlik) oluşturur. Kaslarda dokunmaya, sıkmaya ve hareketlere karşı bir hassasiyet vardır.
Ayrıca; kasılan kas tendonları ve tendon yapışma yerlerini (enthesis) gererek, tendopati (tendon yıpranması) ve entesopatiye (tendon yapışma yerinde dejenerasyon) yol açar. Olay kronikleştikçe eklemlerde aşınmalar, disk yıpranmaları, tendinitler, nöropati (sinir harabiyeti) gibi patolojiler ortaya çıkar.
]]>
Aşamalı olarak kasın boyu kısalmaya başlar ve bu sertlik, spazm ve ağrıya yol açar. Kas içindeki kan akımı azalır, toksinler birikir, kasın mikrosirkülasyonu (dolaşım) bozulur, iskemi (oksijensizlik, kasın yeterince beslenememesi) gelişir ve kasın esnekliği giderek azalmaya başlar. Kaslarda tetik nokta olarak bilinen ele gelen hassas noktalar oluşur. Kas kısaldığı için; disklere, sinirlere, eklem yüzeylerine, tendonlara, tendon kılıflarına ve tendon yapışma yerlerine baskı yapar. Eklem hareket açıklığı azalır, hareketler zorlaşır, eklem ve omurga esnekliği azalır ve olay bir kısır döngü olarak devam eder. Kısalmış kas sendromu miyofasial ağrı sendromu ile aynı anlamda da kullanılabilir.

Sonuçta tendon bir tendon kılıfını geçerse tenosinovit (tendon kılıfı yıpranması) olarak adlandırılan bir inflamasyon (yangı) gelişir. Tendon diz ekleminde olduğu gibi serbest bir kemiği stabilize (sabitlemek) ediyorsa, femur (uyluk kemiği) ve patella (diz kapağı) arasında artmış kullanım ve hasar gelişir ki buna patello-femoral kondromalazi denir. Kısalmış kas bir eklemi çaprazlar veya ekleme yapışırsa eklem ağrısı ve sonuçta artrit gelişir.
Konu ile ilgili diğer resimler:
